İhvanlar.org

Siyasete Müslümanca Bakış

Amacımız?

   Hazreti Ömer (Radıyallahu anh) camide hutbe irad ederken bir ara cemaate sorar: “Eğer ben eğrilirsem ne yaparsınız?” Cemaatten bir Müslüman cevap verir: “Seni kılıçlarımızla doğrultmasını biliriz!”

Bu cevap onu çok ama çok sevindirir. Secdeye kapanır ve “Allah’ım, Sana hamd olsun. Ömer eğrildiği zaman bu cemaat içinde onu düzeltecek kişiler var.” diyerek Allah’a şükreder.

   Yine Hazreti Ömer (Radıyallahu anh) hutbe sırasında, “Ey insanlar, dinleyin ve itaat edin!” der. Bu söz üzerine bir sahabi hemen yerinden fırlar: “Ne dinler ne de itaat ederiz!” diye gürler.

  Hazreti Ömer, ona kendisine böyle cevap verişinin sebebini sorar. O zat halifeye o anda üzerinde bulunan yeni elbiseyi gösterir ve “Yâ Ömer! Giymiş olduğun bu elbisenin hesabını vermedikçe seni dinlemeyecek ve sana itaat etmeyeceğiz!” der.

   “Zira” diye devam eder sözlerine, “Beytülmâlden sana da bana da aynı kumaş düşmüştü. Ben kendime ondan bir elbise yaptıramadım. Görüyorum ki, sen kendine bir elbise yaptırmışsın. Bu nasıl oldu?”

   Hazreti  Ömer eliyle oğlu Abdullah’a işaret eder: “Kalk oğlum, bu elbisenin hikâyesini anlat!” der.

   Oğlu Abdullah, ayağa kalkar: “Bana da, babama da birer parça kumaş düşmüştü. Ben hakkımı ona verdim. Şu anda üzerinde gördüğünüz elbise ikimizin hakkından meydana gelmiş bir elbisedir.”

   Bunun üzerine sahabi, “Konuş ey Allah’ın Peygamberinin Halifesi, şimdi seni hem dinler hem de itaat ederiz.” der.

DOĞRULAR KONUŞULMALI, ELEŞTİRİ OLMALI

   Hazreti Ömer (Radıyallahu anh)tan alacağımız ders şudur: Bizler başımızdakilerin yaptığı herşeyi sorgulamadan kabul edersek, hatalarını görmezden gelirsek, yanlışlarını bile bile örtersek esasında bu o yöneticilere yapılan en büyük haksızlıktır.

   Çünkü onlar bir adım atarken belki de yanlış olduğunun farkında değillerdir. Etraflarındaki dalkavukların veya nefsinin etkisiyle veya bazı şartların gereği o işi yapıyor olabilir. Veyahut bilerek, isteyerek yapıyor olabilir. İşte bizler bunu bilemediğimiz için eleştirilerimizle kamuoyu oluşturarak yetkililerin içine düştükleri hatadan vazgeçmelerini sağlamalıyız.

   Bunu yaparken vurucu, kırıcı, yıkıcı ve Müslümana yakışmayan tavırlar içine girmenin lüzumu yoktur. Edep ve saygı çerçevesinde herkes rahatsız olduğunu konuyu gündeme getirebilmelidir.

   Bu noktada kişi, taraftarı olduğu partinin ve liderin yanlış olarak görülen bir işi gündeme getiriliyorsa öncelikle bunu olgunlukla karşılamalı, sorgulamalı. Haberi yapana değil, haberin içeriğine yorum yapmalı. Lehinde veya aleyhinde söyleyecek sözü var ise yine kimseye saldırmadan edep dairesinde yorum yapmalı.

   İşte bizler siyasi olaylara bu şekilde olgunlukla yaklaşarak doğru ve yanlışları görebildiğimiz zaman herşey çok daha farklı olacaktır.

   Unutmayın taassup insanı felakete sürükleyen bir zehirdir. Panzehiri ise eleştiridir…

www.ihvanlar.org

İhvanlar.org © 2018